Pazarlık – Vahdettin Engin

Vahdettin Engin’in, Sultan 2. Abdülhamid Han’a dair okuduğum ikinci kitabı olan Pazarlık, yahudilerin vadedilmiş topraklar olarak kabul ettikleri Filistin’e yerleşme emellerini, Theodor Herzl’in bu uğurda Abdülhamid Han ile yapmış olduğu görüşmeleri ve girişimlerini ele alıyor.

İlk bölümde Sultan Abdülhamid Han’ın yönetim şekli ve dış politikaya yönelik yürüttüğü siyasetinden bahdedilirken, ülkenin parçalanmasının önüne geçmeye çalıştığı ve buna bağlı olarak da her ülkeyi ayrı değerlendirip ona göre bir politika uygulamayı tercih ettiği anlatılıyor. Ayrıca Ortadoğu’daki Osmanlı topraklarını yabancı devletlerin saldırılarından korumaya yönelik olarak, bu devletler arasındaki ihtilafı körüklemeye ve sahip olduğu hilafetin gücünü kullanmaya çalıştığı belirtiliyor.

İkinci bölüm Ortadoğu coğrafyasında İngilizler başta olmak üzere batı devletlerinin destekleriyle, Basra, Hicaz ve Yemen taraflarında çıkartılan isyanlar ve karışıklıklara karşı Osmanlı Devletinin reaksiyonları anlatılırken, bu bölümde yer alan, Ehli Sünnet düşmanı Vehhabilerin Mekke ve Medine’de yapmış oldukları zulümler, okuyucu derinden etkiliyor.

Vehhabiler Necef ve Kerbelâ’ya tecavüz ederek mübarek makamların kubbelerini yıkarak, buralarda mevcut olan kutsal emanetler ile kıymetli eşyaları gasp etmişlerdi. Mekke ve Medine’ye tecavüz ederek, kısa bir muhasaradan sonra Mekke’yi ve Medine’yi zaptetmiş ve Hz. Peygamber’in kabrini yağma ve Ashâb-ı Kirâm hazretlerinin kabirlerini yerle bir etmişlerdi. Vehhabiler, Mekke ve Medine’yi istilaları sırasında, hacıların da Hicaz’a girmesine engel olmuşlardı. Vehhabiler, bu mezhebe mensup olmayan diğer ehl-i İslâm’a müşrik nazarıyla bakmakta ve bunların mezheplerine girmeleri için zorlanmalarını kendilerine vacip görmekteydiler. Ayrıca, davetlerine uymayanların katlinin de gerekliliğine inanmaktaydılar.

sayfa 12

Üçüncü bölümde Avrupa’da yahudi karşıtlığının meydana çıkması ve yahudilerin, Rusya’da ikinci sınıf insan muamelesi görmeye başlaması üzerine yeni bir yurt arayışına girmesi ve kendilerine vadedilmiş olarak kabul ettikleri Filistin topraklarına yerleşmek için kurdukları Siyonizm teşkilatı ve yapmış oldukları girişimlere yer veriliyor. Yahudilerin Osmanlı Devletine yaptıkları sığınma talepleri karşısında Filistine yerleşme vizesi alamadıkları ve başka yerlerde kendilerine ikamet izni verildiği ancak buna karşılık yahudilerin Filistin’e ziyaret amacıyla gidip oraya yerleşme ve oralardan toprak satın alma çabaları anlatılırken, Osmanlı Devleti’nin bu sorunu, ziyaretleri 3 ay ile sınırlandırarak ve yabancı ülkelerden gelen yahudilere toprak satışını önleyerek çözmeye çalıştığını, ancak yerel idarecilerin ihanetleri ve mal/mevki hırsları sonucu yahudilerin yavaş yavaş Filistin topraklarına adım atmaya başladıklarını görüyoruz.

Theodor Herzl

Dördüncü bölüm Theodor Herzl’in Siyonizm Teşkilatı’nı kurmasını, yapmış olduğu kongreleri ve hedeflerini anlatıyor. Asıl dikkat çeken kısım da bundan sonra başlıyor. Herzl’in Sultan 2. Abdülhamid Han ile görüşmelerini anlatan Vahdettin Engin, bazı çevrelerce dile getirilen “Abdülhamid Han’ın Herzl’ı huzurundan kovduğu” iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Bu görüşmeler esnasında Osmanlı Devleti’nin mali sıkıntılarına çözümler bulabilmek için yapılan görüşmelerin olumlu geçtiği, hatta Herzl’in yurt dışında Osmanlı Devleti’ne ait borçların azaltılması ile ilgili bazı girişimlerde bulunarak Sultana yardımcı olduğunu görüyoruz. Herzl ve Abdülhamid Han’ın görüşmeleri esnasında direkt olarak yahudilerin Filistin’e yerleşme amaçlarına dair bir konunun geçmediği, sadece yahudilere yardım edilmesi ile ilgili görüşmeler yapıldığı da belirtilmiş.

Sultan 2. Abdülhamid

Kitabın beşinci bölümünde ise Abdülhamid Han’ı tahttan indirdikten sonra iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki döneminde Filistin civarında yaşanan gelişmeler aktarılıyor. Vahdettin Engin, Sultan Abdülhamid’in 1911 senesinde, sohbet esnasında doktoruna yahudilerin Filistinde toprak satın alma talepleri için “zannedersem şimdi alabilirler” diyerek İttihat ve Terakki’nin buna karşı çıkmayacağını belirttiğini ve diğer sözleriyle İsrail’in 1948 yılındaki kuruluşunu 37 sene önceden gördüğünü belirtiyor.

Son bölümünde, bahsi geçen görüşme ve yazışmalara ait raporları ihtiva eden bu kitap, Filistin meselesini özet olarak bizlere aktaran bir eser olarak göze çarpıyor…

Pazarlık – Vahdettin Engin

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.