"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ehl-i Sünnet İtikadı ve Günümüz Mezhepsizleri

Millet olarak dînî konularda hassas olduğumuz ve bu hassasiyetimizin devlet yetkilileri tarafından dikkate alınmasını istediğimiz bir gerçek. Sultan Alparslan’ın çok güzel bir sözü var. “Biz temiz Müslümanlarız, bid’at nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki, Allahü teala, halis Türkleri aziz kıldı” diyor yüce Sultan. Peygamber Efendimiz’den “aleyhisselam”, Eshab-ı Kiram’dan “aleyhimürrıdvan”, Tabiîn [Eshab-ı Kiram’ı Görenler], Tebe-i Tabiîn [Eshab-ı Kiram’ı görenleri görenler], Selçuklulardan ve Osmanlılardan gelen Ehli Sünnet vel cemaat itikadı, bu milletin asıl değeridir, asıl inancıdır. Ehli sünnet alimleri, bu dini bizlere doğru olarak bildirmiş, kitaplara yazmış, dinde açıklanmamış hiçbir nokta bırakmamışlardır. Ehl-i sünnet vel cemaat itikadına uygun olmayan hiçbir itikadın, inanışın ve ibadet şeklinin, Allahü teala indinde kıymetli olması düşünülemez, tahayyül bile edilemez.

Ehl-i sünnet itikadına uyup, ona göre amel ettiğimiz sürece Selçuklu ve Osmanlı Devleti’nde görüldüğü gibi zaferden zafere koşan, dünyayı kafirlere dar eden, bilim, fen, astronomi vs. dallarda çığır açan bir millet olup dünyada söz sahibi olmuşuz. Ne zaman ki bu değerlerimizden uzaklaşmış, bid’at olan yollara sapma eğilimi göstermişsek, o zaman bozularak küçülmüş ve maskara olmaya başlamışız…

 Gelin görün ki, devlet yetkililerimizin yardımcıları, Ehl-i sünnet itikadından uzak duruyor gibiler. En tepeye baktığımızda Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ı görmekteyiz. Kalın’ın vermiş olduğu röportajları, söylediği sözleri incelediğiniz zaman, Cemaleddin Afgani, M. Abduh, Mevdudi, Seyyid Kutup, Ali Seriati gibi isimleri “iki medeniyet havzasının yarattığı gerilimi bir fırsat olarak görmeleri ve o dinamizmi İslam dünyasına taşımaları olmuştur.” şeklinde ifade ettiğini görüyoruz.

İbrahim Kalın’ın aydın olarak belirttiği ve örnek aldığı şahısların birçoğu hakkında nice İslam alimleri reddiyeler ele alarak bu kişilerin dînî değerlerimizde nasıl bir yıkım yapmaya çalıştıklarını ortaya koydular. [Biz bu yazımızda bu isimlerin detaylı incelemesine girişmeyeceğiz. İbrahim Kalın’ın bahsettiği isimlerin Ehl-i sünnete muhalif, bid’at itikadında ve bozuk yolda olduklarını gösteren yazılara bu adresten ulaşabilirsiniz.]

Aslında bu yazıyı yazmamıza sebep olan diğer hadise, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Eski basketbolcu Hidayet Türkoğlu’nun, Mehmet Okuyan, Caner Taslaman, Mustafa İslamoğlu ve Emre Dorman ile ortaya çıkan bir fotoğrafı. Peki bu isimlerin ortak özelliği ne? “1400 yıldır gelen islam alimlerinin, Kur’an-ı Kerimi tefsir eden, nasıl amel edileceğini ortaya çıkartan sözlerini, kitaplarını bırakın, bana gelin, ben size direkt Kur’an-ı Kerim’den ne yapmanız gerektiğini anlatayım” diyen sapık, ehl-i sünnete düşman olan mezhepsiz tiplemeler…

Her şeyi direkt Kur’andan öğrenin deyip de, kendilerine göre Kur’an açıklaması diyerek kitaplar yazan şahıslar bunlar…
Madem ki herkes Kur’an-ı Kerim’den öğrenebiliyor, sizin kitaplarınıza, sözlerinize neden ihtiyaç duyulsun?

Bu arkadaşlara aşağıdaki hadis-i şerifleri hatırlatmak icab eder.
(Kur’anı kendi görüşüyle açıklayan, verdiği mânâ doğru olsa bile, muhakkak hata etmiştir.) [Nesai]
(Kur’ana ehliyeti olmadan mânâ veren, Cehennemde azap görecektir.) [Tirmizi]
(Kur’anı kendi görüşüne göre tefsir eden kâfir olur.) [M. Rabbani]

Tabi, onlar bu hadis-i şerifler için uydurmadır diyeceklerdir. Onlara göre, Resulullah Efendimiz, Peygamberliğinin kendisine tebliğ edildiği 40 yaşından itibaren vefatına kadar geçen 23 senelik süre zarfında 20-30 cümle söylemiş, başka hiçbir şey bildirmemiş(!)

Bu şahısların dini bozmak için söyledikleri bozuklukları ve işin doğrusunu öğrenmek için paragraf sonundaki adresi ziyaret ederek, alt başlıkları detaylı bir şekilde okumanızı tavsiye ediyorum. MEAL VE TEFSİR OKUMAK 

Tabi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında [bizzat mezhepsiz ve reformistleri öven] İbrahim Kalın ve [mezhepsiz güruha evini açan] Hidayet Türkoğlu gibi şahısların olması bizleri derinden üzüyor. Cumhurbaşkanımızın bu şahıslarla ilgili gerekeni yapmasını temenni ediyoruz. Yanındaki adamlar bozuk olursa, en büyük sıkıntıyı kendisi ve milletimiz yaşayacaktır. Bu sebeple, Cumhurbaşkanımızın, birlikte çalıştığı insanları çok iyi seçmesi, ehl-i sünnet itikadında, doğru iman ve itikada sahip insanları görev başına getirmesi, en büyük temennimizdir. Ehl-i sünnet itikadına uyduğumuz sürece, devletimiz büyüyecek, yükselecek ve inşallah dünyada söz sahibi olarak, mazlumlara umut olup, zalimlere korku salacaktır.

Yukarıda isimlerini saydığımız ve daha nice mezhepsizler, Sultan Alparslan’ın da ifade ettiği gibi mayası temiz olan, bidât nedir bilmeyen necip milletimize biiznillah tesir edemeyecek, planladıkları tuzaklar, milletimizin dinini ve imanını bozmak için giriştikleri bütün teşebbüsler, inşaallah başarısız olacaktır.

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: