Ali Akyıldız – Yapay Tarihin Esirleri

Ali Akyıldız’ın 1996 yılından beri farklı vesilelerle çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan söyleşilerinin bir araya getirilmesiyle oluşan, 2017’de yine aynı yazarın hazırladığı “Haremin Padişahı Valide Sultan” kitabıyla ilgili yapılan söyleşiler bağlamında tekrar gündeme gelen ve hazırlanan Yapay Tarihin Esirleri adlı kitap, 2018 Temmuz ayının başında Timaş Yayınları tarafından basıldı.

Haremin yapısı, işleyişi ve valide sultanlar hakkında kaynak eser olarak nitelendirilen kitabı hakkında bilgiler veren yazar, aynı zamanda günümüzdeki tarihe bakış açısı noktasında ilginç bilgiler sunarken, haremde zaman içerisinde meydana gelen değişiklikleri ve saltanat mücadelelerinde valide sultanların rolleri hakkında da okuyucuyu aydınlatmaya çalışıyor.

Akyıldız, tarihi peşin hükümlerin onaylayıcısı olmaktan çıkarıp rasyonel ve tutarlı bir tarih kavrayışının nasıl olması gerektiğine dair bir perspektif sunarken, bir tarih araştırmasıyla ilgili pekçok soruyu, kendi tecrübelerinden yola çıkarak cevaplandırıyor. Ayrıca Osmanlı’nın modernleşme macerası, harem, padişah kızları ve valide sultanlar, kâğıt paraya geçiş, Türkiye’de zayıf bir tarih alanı olarak kalan biyografi çalışmaları gibi birçok konuyla ilgili de ufuk açıcı bilgiler paylaşıyor.

“Tarihçi, geçmişte meydana gelen olayları ve yaşananları, her bilim adamı gibi, anlamaya ve izah etmeye çalışır, temel görevi budur. Bunu yaparken taraf olmamalı ve kendisini belli hükümlere bağlı hissetmemelidir.” diyen Ali Akyıldız, 200 yıllık modernleşme tarihimizin toplumsal çatışma ve mücadelelerinin ağırlıklı olarak tarih ve kadın üzerinden şekillendiğini belirtirken, muhafazakâr ve modernleşmeci kesimlerin, kozlarını büyük ölçüde bu iki nokta üzerinden paylaştıklarını belirtiyor.

“Valide Sultan tabiri, oğlunun padişahlığını görebilen kadınları nitelediği için oğlu padişah olmadan önce vefat eden kadınlar için bu sıfat kullanılamaz.”

Gülnuş Emetullah Sultan

Valide sultanlar için Haremin Padişahı nitelemesini kullanan ve bu isimle bir kitap çıkaran Ali Akyıldız, bu nitelemenin vakıaya uygun olduğunu, zira padişahın evi olan haremin tek hâkimi, nâzımı ve söz sahibinin valide sultan olduğunu belirtiyor. (s.20) Valide sultanların sadece vakıf eserleri vücuda getirerek halkın ihtiyaçlarını gidermekle kalmadığını, zaman zaman hapishaneleri dolaşıp veya adamlarını gönderip borcundan dolayı hapis yatanların borçlarını ödeyerek tahliyelerini sağladıklarını, mübarek günlerde veya bayramlarda fakir, düşkün ve askerlere ihsanlarda bulunduklarını (sf.23) ifade eden Akyıldız,  saray kadınlarının devlet yönetiminde etkin olma halinin tarihî şartların dayatması sonucu dönemsel olduğunu ve bu sürecin özellikle 16. yüzyılın son çeyreği ile, aklî melekelerinde zayıflık olan ve çocuk padişahların tahta geçtiği 17. yüzyılda yoğunlaştığını ifade ederken, bu konuda akla ilk gelen isimlerin Sultan II. Mustafa ve Sultan III. Ahmet’in anneleri Gülnuş Emetullah Sultan ve Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan olduğunu (sf.27) belirtiyor.

Valide sultanların, halife padişahın annesi olmaları hasebiyle Hz. Peygamber’in ailesi gibi ümmü’l-müminîn, yani bütün Müslümanların, hatta ümmü’d-dünya, yani bütün dünyada yaşayan insanların anneleri olarak nitelendirildiklerini ve bu sebeple yeniden evlendirilmelerine sıcak bakılmadığını söyleyen Akyıldız (s.61), en çok vakıf kuran valide sultanın Sultan III. Selim’in annesi olan Mihrişah Sultan olduğunu ifade ediyor. (s. 69)

Ali Akyıldız, Harem’in mimari yapısının, buradaki gerçek güç sahibinin kim olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, Valide Sultan dairesinin mimarî olarak, kadınlar, cariyeler ve Hünkâr Dairesi arasında çok merkezî bir konumda yer almasının, burada yetki ve güç sahibinin Valide Sultan olduğu mesajını harem sakinlerine güçlü bir şekilde verdiğini, ayrıca padişahın, kadınlar ve harem halkı ile ilişkilerinde Valide Sultan’ın düzenleyici bir rolü bulunduğunu belirtiyor. (sf.65-66)

Valide Sultan ve Harem ile ilgili bilgilerin ardından, yazarın kendi hayatına ve tarih çalışmalarına dair yapılan söyleşiler yer alırken, ayrıca Refia Sultan’ın hayatını anlatan eseri üzerinden Sultan’ın şahsiyeti ve eserin hazırlanmasında takip edilen metotlardan bahsediliyor.

Son bölümde ise Ali Akyıldız ve Zekeriya Kurşun’un birlikte kaleme aldığı Osmanlı-Arap Coğrafyası ve Avrupa Emperyalizmi adlı çalışma değerlendirilirken, kağıt paranın tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki emisyonlar ve bunların ekonomik yansımaları anlatılıyor.

Kitap genel itibariyle bilgilendirici olmakla birlikte, birden fazla röportaj ve söyleşinin bir araya getirilmesinden dolayı aynı konuların tekrar edilmesi okuyucuyu zaman zaman sıksa da haremin yapısı ve tarihe bakış açısı hakkında istifade edilebilecek bir eser olduğunu söyleyebiliriz.

Bir başka kitap değerlendirmesinde karşınızda olmak ümidiyle…

http://www.timas.com.tr/kitap/yapay-tarihin-esirleri/

  • Ebat: 13,5*21 cm
  • Fiyat: 18.50 TL
  • ISBN: 978-605-08-2876-4
  • Yayınevi: Timaş Tarih

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: